K.Adı :
 Şifre :
Üye Ol  | Şifremi Unuttum
TÜRKÜ ÖYKÜLERİ
1 - Anakara'da Yedim Taze Meyvayı
2 - Arda Boylarında Kırmızı Erik
3 - Aşan Bilir Karlı Dağın Ardını
4 - Benden Selam Olsun Bolu Beyi'ne
5 - Bitlis’ te Beş Minare
6 - Çanakkale Türküsü
7 - Çarşambayı Sel Aldı
8 - Denizin Dibinde Hatçem
9 - Ela Gözlü Nazlı Yari
10 - Erzincan’a Girdim Türküsü
11 - Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz
12 - Hastane Önünde İncir Ağacı
13 - Hekimoğlu
14 - Hem Okudum Hemi de Yazdım
15 - Hey On Beşli
16 - İzmir'in Kavakları
17 - Karadır Kaşların Ferman Yazdırır
18 - Karakaş Gözlerin Elmas
19 - Kesik Çayır Biçilir Mi?
20 - Kırmızı Gül Demet Demet
21 - Kiraz Aldım Dikmeden
22 - Kiziroğlu Mustafa Bey
23 - Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına
24 - Menteşeli
25 - Muş Türküsü (Yemen Türküsü)
26 - Ormancı
27 - Sefil Baykuş
28 - Şen Olasın Ürgüp (Cemal´ım)
29 - Yarim İstanbul´u Mesken Mi Tuttun?
30 - Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar
Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar
     Bu öykü Malkara köylerinden alınmış olup belli bir kişinin dilinden yazıya geçirilmiş değildir. Çevrede herkes tarafından bilinen bir öyküdür. Söylentiye göre, çok eskiden köyün birinde Zeynep isimli çok güzel bir kız vardır. Onaltıya yeni bastığında Zeynep´i köylerindeki bir düğünde aşırı (yabancı) köylerden gelen Ali isimli bir genç görür. Ali Zeynep´i çok beğenir ve köyüne döndüğünde kızın babasına hemen görücü gönderir. Zeynep´i Ali´ye verirler. Kısa bir zaman sonra düğünleri olur. Ali, Zeynep´i alıp aşırı köyüne götürür.

     Zeynep´in gelin gittiği köy ile kendi köyü arası üç gün üç gece çeker. Bu kadar uzak olduğundan dolayı Zeynep, anasını babasını ve kardeşlerini tam yedi yıl göremez. Bu özlem Zeynep´in yüreğinde her gün biraz daha büyüyerek dayanılmaz bir hal alır. Köyün büyük bir tepesinde bulunan evinin bahçesine çıkarak kendi köyüne doğru dönüp için için kendi yaktığı türküyü mırıldanır ve gözleri uzaklarda sıla özlemini gidermeye çalışırmış.

     Oysa kocası, Zeynep´in bu özlemine pek aldırış etmez. Kaldı ki eski sevgisi de pek kalmadığından kendini fazlaca horlamaya, eziyet etmeye başlar. Sonunda bu özlem ve kocasının horlaması Zeynep´i yataklara düşürür.

     Gün geçtikçe hastalığı artan Zeynep´in düzelmesi için, köyden gelip gidenler de anasının babasının çağrılmasını salık verirler. Başka çare kalmadığını anlayan Zeynep´in kocası da anasına babasına haber vermeye gider. Altı gün altı gecelik bir yolculuktan sonra bir akşam üstü Zeynep´in anası babası köye gelirler, Zeynep´i yatakta bulurlar. Perişan bir halde Zeynep hala türküsünü mırıldanmaktadır. Aynı türküyü anasına babasına da söylemeye başlar. Çevresindeki bütün köy kadınları duygulanıp göz yaşı dökerler. Annesi fenalıklar geçirir ve bayılır.

     Zeynep hasretini giderir, giderir ama artık çok geç kalınmıştır. Bir daha onmaz, sonu ölümle biter. Herkes Zeynep için göz yaşı döker. İşte o gün bu gündür bu türkü ayrılığın türküsü olarak söylenip durur.

Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar
Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
Annesinin bir tanesini hor görmesinler

Uçan da kuşlara malum olsun ben annemi özledim
Hem annemi hem babamı hem köyümü özledim

Babamın bir atı olsa binse de gelse
Annemin yelkeni olsa uçsa da gelse
Kardeşlerim yolları bilse de gelse

Uçan da kuşlara malum olsun ben annemi özledim
Hem annemi hem babamı hem köyümü özledim


Kaynak:Türk Halk Müziği ve Oyunları Sayfa 164 Cilt1 Sayı4 Yıl1 - 1982
  Kayıt tarihi 23.07.2008
  Bu türkü öyküsü 535 kez okundu.
SkyTurks[at]SkyTurks.com
Copyright © 2007-2010 SkyTurks Bilişim Çözümleri